Kısa dalga yayın
bölücü terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bölücü terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29.03.2013
bordo bereliler
vatanı ve milletinin huzuru için gönüllü olarak senelerce anasından, babasından, eşinden, çocuğundan, sıcak bir döşek, kalın bir yorgan, sofrasında sıcak yemekten feragat ederek; dağda çakal-it gibi yaşayıp, köylüsünden,memuruna, işçisine, doktoruna, mühendisine bu milletine hizmet eden sivil, silahsız evlatlarına kancıkça pusu kurup, kaçırıp katleden kancıklara-teröristlere dolaştıkları dağı taşı dar eden bu müstesna şahsiyetleri bir milletin mastürbasyon vesile görmek dağdakilerin kancıklığından daha alçakçadır ki en azından dağdaki terörist bile bir şeylerden feragat edebilme cesaretini göstermiştir.
her millette konforunu, huzurunu milleti için feda edecek bu tür kahramanlar yetişip bulunmadığı için bu milletin - en azından bir çoğunun - gurur ve şeref kaynaklarıdır.
bu kahramanları milletin mastürbasyon aracı görenlerin kendinden başka kimler için ne fedakarlıklar yaptığı merak konusu edilmelidir.
milli mücadelede bile kentlerdeki satılmışlar bir yana köylerde ileri gelenler çocuklarını askerden kaçırmak türlü tevir dalavereler çevrilmiş normal insanlar bir askere gitmektense dağa taşa çıkmayı yeğlemişlerdir, istiklal mahkemeleri en çok bu adi kaçak ve yağmacı kancıklarla uğraşmıştır.
bırakın milli mücadeleyi bu devirde bile emperyalist güçlerin askeri varlıklarının çoğunluğu paralı askerlerden, mahkumlardan, devşirmelerden, fakir, fukaradan ve sömürge halklarından oluşmaktadır.
işte bordo berelileri bunlardan ayırıp türk milleti için zirvede bir gurur kaynağı yapan husus; oturdukları masa başında veya bir karakolda görev yaparak maaşını almaktansa milletin refahı ve devletin bekası için yukarıda sayılanlardan gönüllü olarak feragat edebilme şeref ve cesaretini gösterebilme erdemine sahip olmalarıdır. bu şeref ve haysiyeti sergileme cesaretinden yoksun kancıklara da ancak bu yapılanı mastürbatif militarist bir eylem olarak nitelemek adiliği kalır.
21.03.2013
pkk nın silah bıraktığı yalanı
bir çok mal tarafından kabullenilemeyen şey
silah bırakma nasıl olur, bir cevap verseniz bizahmet?
terör örgütü silahlı teröristleri sınır dışına çekeceğini, iran ve suriye taraflarında pusuya yatacağını dile getiriyor bizim mallar da buna "terör örgütü silah bırakacak" diye inanıyor ve bir de satılmışlar ordusu medyası ile bunun propagandasını yapıyor.
ulan zaten bu kancıklar sınır dışından gelip baskın, pusu kurup aynen geri dönüyorlar abd istihbaratı desteğiyle. terör örgütünün silahlı güçlerinin sınır dışına çekilmesi bir şey zaten mantık olarak mümkün değil zaten adamlar sınır dışından gelip vuruyorlar.
azıcık o kafanı çalıştır anla artık mal anla!
14.03.2013
rehineler serbest kutlayamıyoruz
radikal yazarı eyüp can tarafından pkknın, içinde polis, asker kaymakam adayı rehineleri serbest bırakması üzerine dile getirdiği bir cümle
bağlantı
vay anasına sayın vatandaşlar! bir de kutlama yapmamız gerekiyormuş; neden? çünkü pkk terör örgütü çözüm süreci safsatası nedeniyle elindeki rehineleri bırakmış.
sanki doğal afette birileri mahsur kalmış da onlar kurtarılıp getirilmiş de kutlama yapacakmışız.
utanman lazım utanman! barış, çözüm vs diye deyi devleti bu hale getirdiğiniz için. terör örgütü devletin egemenlik alanı içerisindeki topraklardan, karakoldan, karayolundan asker, polis, kaymakam kaçırıyor dağa kaldırıyo ve sen bunlar müzakereyle evlerine döndükleri için kutlama yapma hevesindesin!
merak ediyorum, yarın öbür gün ailesinden birisi bunlar gibi dağa kaldırılsa devlete hala bu işler devam ediyor diye lanet,bela mı okur yoksa kutlama yapacağı günün hayalini mi kurar?
13.03.2013
pkk nın elindeki rehinleri teslim etmesi
rehin alınanların aileleri adına sevinip devletim ve rehin alınan güvenlik görevlileri adına utanç duyduğum durumdur.
sivilleri anlarım da asker, polis olanların rehin alınmasına ve o kadar süre o şartlara razı bir şekilde rehin olarak yaşamayı kabullenmelerine razı gelip kabullenemiyorum. evet, insanlar, evet arkalarında sevdikleri var...
ben bir güvenlik görevlisi olsam, güvenlik görevlisi olmayı bırak bir kamu görevlisi olarak o duruma düşsem ne ailemi ne de çocuğumu düşünerek hayatta kalamazdım. bir güvenlik görevlisi nasıl olur da terör örgütüne rehin düşmeyi ve "sokakta yolunu kaybetmiş çocuk" gibi, terör örgütü tarafından bir heyete teslim edilmeyi, bir de utanmadan ailesinin yüzüne bakabilecek kadar gurursuzca bir yerlerden umut bekler.
ulan barış, demorasi diye diye etrafımızdaki devletleri, halkını görmüyor musunuz ne hale getirdiler?
barışınıza sokayım, size bir şey olmasın.
27.02.2013
pkk
@ladyimam:
"pkk'lılar başka ülkelere mi gidecek? e adam avrupada yaşayacaksa niye diyarbakır için öldü?
ne yani yıllardır doğu anadolu için savaşan kan döken pkk'lılar topraklarına gelmeyip başka ülkede ölmek için mi savaştı.."
hadi buyur, oldukça özet bir şekilde sormuş.
22.02.2013
PKK terör örgütüne tazminat davası açılması
terörist kancıklarla savaşırken can veren vatan evlatlarının aileleri, gaziler, terör örgütünün eylemleri nedeniyle sivilde terörist eylemlerden dolayı mağduriyet yaşayanların yapması gereken bir eylem.
bu terör örgütü müzakere sürecinde devlet tarafından bir tüzel kişilik gibi muhatap alınıyorsa böyle bir şey yapılması da pek ala mümkün.
nasıl birileri bdp gibi siyaseten bu terör örgütüne ve yöneticilerine, teröristlerine sahip çıkıyorlarsa o zaman hukuken de bu terör örgütünün neden olduğu can, mal kayıplarının tazmininde de taraftırlar. müzakere sürecinde terörist başına, terör örgütüne kefil kim varsa bu tazminat taleplerinin muhatabı olmalıdır.
ne diyor bilirkişilerimiz; apo hala terör örgütünü yönetiyor, örgütte sözü geçiyor. apo kimin elinde? türk devletinin.
o halde açacaksın bu herife tazminat davasını, paşa paşa ödeyecek bu can ve mal kayıplarının tazminini.
nasılına da hukukçular kafa yorsun bizahmet!
ek olarak:
terör mağdurları ırak'a tazminat davası açsın
bu terör örgütü müzakere sürecinde devlet tarafından bir tüzel kişilik gibi muhatap alınıyorsa böyle bir şey yapılması da pek ala mümkün.
nasıl birileri bdp gibi siyaseten bu terör örgütüne ve yöneticilerine, teröristlerine sahip çıkıyorlarsa o zaman hukuken de bu terör örgütünün neden olduğu can, mal kayıplarının tazmininde de taraftırlar. müzakere sürecinde terörist başına, terör örgütüne kefil kim varsa bu tazminat taleplerinin muhatabı olmalıdır.
ne diyor bilirkişilerimiz; apo hala terör örgütünü yönetiyor, örgütte sözü geçiyor. apo kimin elinde? türk devletinin.
o halde açacaksın bu herife tazminat davasını, paşa paşa ödeyecek bu can ve mal kayıplarının tazminini.
nasılına da hukukçular kafa yorsun bizahmet!
ek olarak:
terör mağdurları ırak'a tazminat davası açsın
11.01.2013
paris'te 3 pkklı kadına şok suikast
(bkz: hayaldi gerçek oldu)
ne alaka denebilir, alaka şudur ki memleketimiz öyle bir hale geldi ki; ülkemize 30 yıldır kan ağlatan bir terör örgütünün 3 kadın yöneticisinin fransa'da öldürülmesini başbakan yardımcısı üzüntüyle karşılayabilmektedir ve hatta gazetelerin köşe taşları köşelerinden pkk ya neredeyse baş sağlığı dilemektedirler.
vur deyince öldürmek bu olsa gerek
ta ben sizin....
"
...
arınç, "3 kadının böylesine sorgusuz sualsiz başlarına ateş edilmek suretiyle öldürülmesi kimlikleri kişilikleri üzerlerine atılan suçlar ne olursa olsun hiçbir zaman tasvip edilecek bir davranış değil. çok kötü bir olay. gerçekten üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim. çünkü biz hukuk içerisinde terörle mücadele ediyoruz. bugün terörle mücadele eden güvenlik güçleri bile önce yaşatmak gayesiyle hareket ediyorlar" diye konuştu.
arınç sözlerine şöyle devam etti:
"3 kadın evine girilip susturucu silahlarla başlarına ateş etmek suretiyle öldürülmüş. pkk örgütünün önde gelenleri olduğu söyleniyor. kırmızı bültenle arandığı ifade ediliyor. bunların hepsi bir tarafa. bir insanın hayatına bu kadar vahşice son vermek çok kötü, çok çirkin adeta büyük bir vahşet. önce bu olay hakkındaki şahsi kanaatimi söyleyeyim. 3 kadının böylesine sorgusuz sualsiz başlarına ateş edilmek suretiyle öldürülmesi kimlikleri ve kişilikleri üzerlerine atılan suçlar ne olursa olsun hiçbir zaman tasvip edilecek bir davranış değil.
çok kötü bir olay. gerçekten üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim. çünkü biz hukuk içerisinde terörle mücadele ediyoruz. bugün terörle mücadele eden güvenlik güçleri bile önce yaşatmak gayesiyle hareket ediyorlar. sağ yakalamak ve suçu varsa yargı önüne çıkarmak. yargısız infazla böylesine bir vahşetin işlenmiş olmasını tenin ediyorum. bu çok yanlış bir olay."
...
" bağlantı
ne alaka denebilir, alaka şudur ki memleketimiz öyle bir hale geldi ki; ülkemize 30 yıldır kan ağlatan bir terör örgütünün 3 kadın yöneticisinin fransa'da öldürülmesini başbakan yardımcısı üzüntüyle karşılayabilmektedir ve hatta gazetelerin köşe taşları köşelerinden pkk ya neredeyse baş sağlığı dilemektedirler.
vur deyince öldürmek bu olsa gerek
ta ben sizin....
"
...
arınç, "3 kadının böylesine sorgusuz sualsiz başlarına ateş edilmek suretiyle öldürülmesi kimlikleri kişilikleri üzerlerine atılan suçlar ne olursa olsun hiçbir zaman tasvip edilecek bir davranış değil. çok kötü bir olay. gerçekten üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim. çünkü biz hukuk içerisinde terörle mücadele ediyoruz. bugün terörle mücadele eden güvenlik güçleri bile önce yaşatmak gayesiyle hareket ediyorlar" diye konuştu.
arınç sözlerine şöyle devam etti:
"3 kadın evine girilip susturucu silahlarla başlarına ateş etmek suretiyle öldürülmüş. pkk örgütünün önde gelenleri olduğu söyleniyor. kırmızı bültenle arandığı ifade ediliyor. bunların hepsi bir tarafa. bir insanın hayatına bu kadar vahşice son vermek çok kötü, çok çirkin adeta büyük bir vahşet. önce bu olay hakkındaki şahsi kanaatimi söyleyeyim. 3 kadının böylesine sorgusuz sualsiz başlarına ateş edilmek suretiyle öldürülmesi kimlikleri ve kişilikleri üzerlerine atılan suçlar ne olursa olsun hiçbir zaman tasvip edilecek bir davranış değil.
çok kötü bir olay. gerçekten üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim. çünkü biz hukuk içerisinde terörle mücadele ediyoruz. bugün terörle mücadele eden güvenlik güçleri bile önce yaşatmak gayesiyle hareket ediyorlar. sağ yakalamak ve suçu varsa yargı önüne çıkarmak. yargısız infazla böylesine bir vahşetin işlenmiş olmasını tenin ediyorum. bu çok yanlış bir olay."
...
" bağlantı
17.11.2012
imralı
terör örgütü karargahına dönmüş bir vatan toprağı.
türkiye cumhuriyetine ait bir cezaevi mi terör örgütü karargahı mı bir karar verin artık!
terör örgütü lideri apo dan bahseden kim varsa, herifin adını anmak, terörist başı, bebek katili demek yerine imralı diyor.
kandil e girmekten bayrak dikmekten bahsederken vatan toprağını terör örgütü karargahı olarak niteliyoruz kimse de "hoopp birader noluyor orada" demiyor millet o kadar kanıksamış.
türkiye cumhuriyetine ait bir cezaevi mi terör örgütü karargahı mı bir karar verin artık!
terör örgütü lideri apo dan bahseden kim varsa, herifin adını anmak, terörist başı, bebek katili demek yerine imralı diyor.
kandil e girmekten bayrak dikmekten bahsederken vatan toprağını terör örgütü karargahı olarak niteliyoruz kimse de "hoopp birader noluyor orada" demiyor millet o kadar kanıksamış.
Gönderen
Emir ALP
Etiketler:
bölücü terör,
can sıkanlar,
imralı,
memleket meselesi,
terör destekçileri
12.09.2012
kürtçüler neden bağımsızlık talebinden vazgeçti?
son yıllarda kafamı kurcalaması sebebiyle kendimce cevaplar bulduğum sorudur.
şu pkk denilen bölücü terör örgütünü az çok biliriz; bağımsız bir kürdistan devleti hayaliyle senelerdir bu milletin kanını, canını sömürdü, türkiye karşıtı ve türkiye'yi uzaktan kumanda ile idare etme heveslisi güçler tarafından abd, ab zaman zaman suriye, iran beslendi, desteklendi.
biliyoruz ki bu terör örgütünün amacı ülkemizin doğu ve güneydoğusunu da içine alan bir bölgede bağımsız bir kürdistan devleti kurmak-tı.
son 2-3 yıldır acaba ne oldu da bağımsızlık taleplerinden vazgeçip türkiye'nin bütünlüğü içerisinde özerklik talebine çark ettiler?
tvlerde gazetelerde güya terör uzmanları, uluslararası ilişkiler uzmanı, analistler bu konudan hiç bahsetmiyorlar.
bu konuda ben size hiç bir yerde rastlamayacağınız bir analizde bulunayım.
terör örgütü neden bağımsızlık talebinden vazgeçip özerklik talebine asılmaya başladı?
1. öncelikle terör örgütüne, lojistik, siyasi ve askeri destek sağlayan güçlerin başında gelen, abd, fransa, yunanistan gibi ülkeler artık büyük bir ekonomik krizle cebelleşmekteler. yunanistan malûm; ekonomik olarak batık ab desteğiyle ayakta duruyor, ab ise neredeyse büyük bir varlığını yunanistan'a yatırmış durumda. abd içinde bulunduğu cari açık temelli ekonomik kriz dolayısıyla sıkıntıda, harcamaları kısma noktasında vatandaşa yönelemiyor, vatandaşları da savunma harcamaları konusunda yönetime tepkili, obama'nın koltuğu sallantıda. sırf bu nedenlerle küresel operasyonlarında maliyeti açısından artık terör vb nedenlerle doğrudan müdahale yerine "halk isyanları" tertip edip operasyon yapacağı ülkenin muhaliflerini kullanma yönünde bir yöntem izliyor. bakınız: mısır, libya, suriye. fransa desen libya'da nato'yu işin içine sokmasına rağmen işi eline yüzüne bulaştırmış durumda. işte bu nedenlerledir ki bölücü terör örgütü (pkk, kadek, kongra-gel, kck artık neyse) bu kaynaklardan umudunu kesmek zorunda kalmaktadır. bağımsızlık talebinin peşinde koşsa dahi türkiye'ye karşı sırtını dayayabileceği destekçileri artık can çekişmektedir. libya, suriye gibi operasyonel işlerde ne kadar çaresiz kaldıkları türkiye'yi diplomatik olarak kullanmaları nedeniyle gözler önünde. artık kendi kamuoyu karşısında köşeye sıkıştıkları için giriştikleri operasyonları doğrudan sahiplenemiyor orta doğu'da türkiye'yi taşeron olarak kullanmayı tercih ediyorlar.
2. terör örgütünün bağımsızlık talebinden vazgeçip (şimdilik) özerklik üzerinde yoğunlaşmasının bir başka nedeni 1. maddede saydığım destekleri kaybetmesiyle birlikte kck denen örgütlenmesinin çoğunluğunun tutuklu olması ve yargılanmalarına devam edilmesi hasebiyle yeniden teşkilatlanmayı, bağımsızlığa gidilecek yoldaki finansmanı türkiye'ye yıkma çabalarıdır.
dtk denen ne olduğu belirsiz yapılanmanın güya özerklik talebini incelerseniz bunun ip uçlarını görebilirsiniz. türkiye nezdinde bekledikleri vergilendirme konusunda pozitif ayrımcılık (sanki bölgeye daha ne kadar pozitif ayrımcılık uygulanacaksa) bunun en basit işaret fişeğidir.
3. iran, irak sınırlarında hüküm süren kaçak ekonomisi, sınır ötesinde terör örgütü tarafından kaçakçılara uygulanan gümrük haraçlarının aktığı kaynakların kuruması tehlikesi bağımsızlık taleplerinin ertelenmesine yol açmaktadır. olası bir bağımsızlık, şimdi dönen kaçak ekonomisi, halktan toplanan haraçlar yani kısacası bölgedeki yasa dışı, kayıt dışı ekonomik unsurlar belli bir zümre tarafından kullanılmak yerine halk ile paylaşılmak/ alınmasından vazgeçilmek durumunda kalacaktır. bu durumda çeyrek asırdır çoluk, çocuk gençler dağlarda can verirken avrupa'da, suriye'de irak'ta bu rantiyeden faydalanmakta olan terör örgütünün yönetici zümresinin işine gelmemektedir.
4. şimdi planlanan özellikle anayasa çalışmalarına ikinci resmi dil, ana dili eğitimi gibi unsurları da sokabilmeyi, vergi gelirleri bakımından pozitif ayrımcılığın devam ettirilmesini sağlayacak olan federatif bir çatı altında, daha da ileride bağımsızlığı öngörülen sözde kürdistan için alt yapı ve örgütlenme maliyetlerini türkiye üzerine yani türk milleti üzerine yıkmaktır.
özetle benim öngördüğüm; terör örgütünün ve ona eklemlenmiş siyasi yapılanmanın şimdilik bağımsızlık talebinden vazgeçmesi ve özerklik üzerine eylemlerine devam etmesinin temel nedenleri bunlardır. ağustos 2011
şu pkk denilen bölücü terör örgütünü az çok biliriz; bağımsız bir kürdistan devleti hayaliyle senelerdir bu milletin kanını, canını sömürdü, türkiye karşıtı ve türkiye'yi uzaktan kumanda ile idare etme heveslisi güçler tarafından abd, ab zaman zaman suriye, iran beslendi, desteklendi.
biliyoruz ki bu terör örgütünün amacı ülkemizin doğu ve güneydoğusunu da içine alan bir bölgede bağımsız bir kürdistan devleti kurmak-tı.
son 2-3 yıldır acaba ne oldu da bağımsızlık taleplerinden vazgeçip türkiye'nin bütünlüğü içerisinde özerklik talebine çark ettiler?
tvlerde gazetelerde güya terör uzmanları, uluslararası ilişkiler uzmanı, analistler bu konudan hiç bahsetmiyorlar.
bu konuda ben size hiç bir yerde rastlamayacağınız bir analizde bulunayım.
terör örgütü neden bağımsızlık talebinden vazgeçip özerklik talebine asılmaya başladı?
1. öncelikle terör örgütüne, lojistik, siyasi ve askeri destek sağlayan güçlerin başında gelen, abd, fransa, yunanistan gibi ülkeler artık büyük bir ekonomik krizle cebelleşmekteler. yunanistan malûm; ekonomik olarak batık ab desteğiyle ayakta duruyor, ab ise neredeyse büyük bir varlığını yunanistan'a yatırmış durumda. abd içinde bulunduğu cari açık temelli ekonomik kriz dolayısıyla sıkıntıda, harcamaları kısma noktasında vatandaşa yönelemiyor, vatandaşları da savunma harcamaları konusunda yönetime tepkili, obama'nın koltuğu sallantıda. sırf bu nedenlerle küresel operasyonlarında maliyeti açısından artık terör vb nedenlerle doğrudan müdahale yerine "halk isyanları" tertip edip operasyon yapacağı ülkenin muhaliflerini kullanma yönünde bir yöntem izliyor. bakınız: mısır, libya, suriye. fransa desen libya'da nato'yu işin içine sokmasına rağmen işi eline yüzüne bulaştırmış durumda. işte bu nedenlerledir ki bölücü terör örgütü (pkk, kadek, kongra-gel, kck artık neyse) bu kaynaklardan umudunu kesmek zorunda kalmaktadır. bağımsızlık talebinin peşinde koşsa dahi türkiye'ye karşı sırtını dayayabileceği destekçileri artık can çekişmektedir. libya, suriye gibi operasyonel işlerde ne kadar çaresiz kaldıkları türkiye'yi diplomatik olarak kullanmaları nedeniyle gözler önünde. artık kendi kamuoyu karşısında köşeye sıkıştıkları için giriştikleri operasyonları doğrudan sahiplenemiyor orta doğu'da türkiye'yi taşeron olarak kullanmayı tercih ediyorlar.
2. terör örgütünün bağımsızlık talebinden vazgeçip (şimdilik) özerklik üzerinde yoğunlaşmasının bir başka nedeni 1. maddede saydığım destekleri kaybetmesiyle birlikte kck denen örgütlenmesinin çoğunluğunun tutuklu olması ve yargılanmalarına devam edilmesi hasebiyle yeniden teşkilatlanmayı, bağımsızlığa gidilecek yoldaki finansmanı türkiye'ye yıkma çabalarıdır.
dtk denen ne olduğu belirsiz yapılanmanın güya özerklik talebini incelerseniz bunun ip uçlarını görebilirsiniz. türkiye nezdinde bekledikleri vergilendirme konusunda pozitif ayrımcılık (sanki bölgeye daha ne kadar pozitif ayrımcılık uygulanacaksa) bunun en basit işaret fişeğidir.
3. iran, irak sınırlarında hüküm süren kaçak ekonomisi, sınır ötesinde terör örgütü tarafından kaçakçılara uygulanan gümrük haraçlarının aktığı kaynakların kuruması tehlikesi bağımsızlık taleplerinin ertelenmesine yol açmaktadır. olası bir bağımsızlık, şimdi dönen kaçak ekonomisi, halktan toplanan haraçlar yani kısacası bölgedeki yasa dışı, kayıt dışı ekonomik unsurlar belli bir zümre tarafından kullanılmak yerine halk ile paylaşılmak/ alınmasından vazgeçilmek durumunda kalacaktır. bu durumda çeyrek asırdır çoluk, çocuk gençler dağlarda can verirken avrupa'da, suriye'de irak'ta bu rantiyeden faydalanmakta olan terör örgütünün yönetici zümresinin işine gelmemektedir.
4. şimdi planlanan özellikle anayasa çalışmalarına ikinci resmi dil, ana dili eğitimi gibi unsurları da sokabilmeyi, vergi gelirleri bakımından pozitif ayrımcılığın devam ettirilmesini sağlayacak olan federatif bir çatı altında, daha da ileride bağımsızlığı öngörülen sözde kürdistan için alt yapı ve örgütlenme maliyetlerini türkiye üzerine yani türk milleti üzerine yıkmaktır.
özetle benim öngördüğüm; terör örgütünün ve ona eklemlenmiş siyasi yapılanmanın şimdilik bağımsızlık talebinden vazgeçmesi ve özerklik üzerine eylemlerine devam etmesinin temel nedenleri bunlardır. ağustos 2011
29.10.2011
Pkk'nın İsviçre'deki Banka Hesap Numarası
Erdal SARIZEYBEK Art Televizyonunda Saygı ÖZTÜRK'e anlatıyor:
Erdal SARIZEYBEK pkk terör örgütünü ve arka planını bir şiir gibi anlatıyor ama anlayana...
Zamanında Öcalan iddianamesinde Öcalan'ın anlattığı şekilde uyuşturucu ve kaçakçılıktan elde edilen gelirlerin İsviçredeki bir vakıf üzerinden aklandığından bahsetmiştim. Yine o zamanlar Cemil ÇİÇEK danışmanı aracılığıyla bana ulaştı ve sorduğu şuydu "Terör örgütünün paralarının aklandığı vakfın banka hesap numarası sizde var mı?"Şaka gibi değil mi? İktidarın bir Bakanı danışmanını Öcalan iddianamesinde yer alan bir bilgiyi kamuoyu ile paylaşan emekli bir albaydan paraların aklandığı bankadaki hesap numarasını öğrenmeye gönderiyor. E tabi o zamanlar böyle iddinameler çarşaf gibi gazetelerde yayınlanmamış, ne yapsın ki Bakan?
Erdal SARIZEYBEK pkk terör örgütünü ve arka planını bir şiir gibi anlatıyor ama anlayana...
2.08.2009
Minik Serçe boka kondu!
Sezen AKSU, namı diğer minik serçe Tunceli'de bir konsere katılmış, Zazaca türkü söylemiş, sorun mu, yanlış mı? Kürtçe türkü-şarkı söylemesi elbette değil.
Fakat yaptığı hata yanlış adrese konmuş olması. Güvercinlik falan yapayım edeyim derken etnik siyasetçi şahinlerin kucağına oturmuş. Şahinler serçe gibi küçük kuşlarla önce oynar sonra da onlarla bir güzel karınlarını doyururlar. Açılım açılım diye bölücülerin oyuncağı oluvermiş. Zaten uzun zamandır açılanlara gıpta ile bakmakta olduğunu seziyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Artık bir kalkışmaya girişmiş bir topluluğun neferi haline gelmiştir. Benim için Sezen Aksu bitmiştir. Kendisinin şarkılarıyla ağlayıp, zırlayanlara, aşık maşık olanlara selamet dilerim. Ben Kürtçe türküleri Sezenden İbodan Rojinden dinleyerek solculuk, sosyal demokratçılık oynayacak çağda değilim. Bu oyunu oynayanlara da keyfini çıkarmalarını dilerim.
Ben Kürtçe halaya gardaşlarımın düğünlerinde katılırım, Kürtçe türkülere asker gönderme gecelerinde eşlik ederim, Kürtçe ağıtlarla taziye evlerinde göz yaşı dökerim ve bu sadece Kürtçeyle de sınırlı değildir. Rumca şarkıyla sirtakiyi de beceririm, Ermenice sarı gelini de söylerim ama öyle bölücülüğe propagaganda amacıyla değil, duyguları gerçekten paylaştığım için. hissettiğim için.
Bölücüler ne diyor : Kürt,Güneydoğu vb artık adına ne derseniz bu meselenin çözümü için eşkıya başı/pkk muhatap alınmalıymış.
Ulan Devlet nezdinde bu işin tek muhatabı vardır; o da Türk Milletidir. Bebek katili ve onun kıç yalayıcıları değildir. Yok apoymuş yok dtpmiş, yok barzaniymiş... Muhatap aramak apo teröristini ve bunların destekçilerinin Kürdistan hayalini fiiliyata geçirme çabasıdır. Aksine inanan ve peşinde koşan ne kadar kişi varsa bilerek veya bilmeyerek bölücü bir oyuna alet olmaktadırlar.
Fakat yaptığı hata yanlış adrese konmuş olması. Güvercinlik falan yapayım edeyim derken etnik siyasetçi şahinlerin kucağına oturmuş. Şahinler serçe gibi küçük kuşlarla önce oynar sonra da onlarla bir güzel karınlarını doyururlar. Açılım açılım diye bölücülerin oyuncağı oluvermiş. Zaten uzun zamandır açılanlara gıpta ile bakmakta olduğunu seziyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Artık bir kalkışmaya girişmiş bir topluluğun neferi haline gelmiştir. Benim için Sezen Aksu bitmiştir. Kendisinin şarkılarıyla ağlayıp, zırlayanlara, aşık maşık olanlara selamet dilerim. Ben Kürtçe türküleri Sezenden İbodan Rojinden dinleyerek solculuk, sosyal demokratçılık oynayacak çağda değilim. Bu oyunu oynayanlara da keyfini çıkarmalarını dilerim.
Ben Kürtçe halaya gardaşlarımın düğünlerinde katılırım, Kürtçe türkülere asker gönderme gecelerinde eşlik ederim, Kürtçe ağıtlarla taziye evlerinde göz yaşı dökerim ve bu sadece Kürtçeyle de sınırlı değildir. Rumca şarkıyla sirtakiyi de beceririm, Ermenice sarı gelini de söylerim ama öyle bölücülüğe propagaganda amacıyla değil, duyguları gerçekten paylaştığım için. hissettiğim için.
Bölücüler ne diyor : Kürt,Güneydoğu vb artık adına ne derseniz bu meselenin çözümü için eşkıya başı/pkk muhatap alınmalıymış.
Ulan Devlet nezdinde bu işin tek muhatabı vardır; o da Türk Milletidir. Bebek katili ve onun kıç yalayıcıları değildir. Yok apoymuş yok dtpmiş, yok barzaniymiş... Muhatap aramak apo teröristini ve bunların destekçilerinin Kürdistan hayalini fiiliyata geçirme çabasıdır. Aksine inanan ve peşinde koşan ne kadar kişi varsa bilerek veya bilmeyerek bölücü bir oyuna alet olmaktadırlar.
Gönderen
Emir ALP
Etiketler:
bölücü terör,
etnik siyaset,
kürt sorunu,
kürtçe,
memleket meselesi,
sezen aksu
1.06.2009
DTP de sonunda özde anayasaya aykırı olduklarını itiraf etti
DTPli Ayna döktürdükçe döktürdü Diyarbakır'da.
Daha 5 gün önceki "Anayasal çerçevede etnik siyaset" başlıklı yazımda bahsedip de sormuştum: Tamam teşkilat olarak anayasalsınız ama ya eylemleriniz, söylemleriniz, bunlar da anayasal mı diye?
Sanki Ayna, bunları okumuşta cevap veriyordu dün akşam haber bültenlerinde geçen haberde. 9. Diyarbakır Kültür Sanat Festivali kapanışında konuşma yapıvermiş DTPliler ve Ayna bangır bangır bağırıyor : Biz anayasal değiliz, diye. Bir halkı var eden anayasadır vb.
Resmen, üzerine yemin ettikleri, meclisi çatısı altında sözüm ona siyaset yaptıkları bir devletin, kuruluş felsefesini, siyasi varlığını ve meşruiyetini tanımadıklarını ilan ettiler.Ve bunu ABsi ABD vbleriyle içerideki özürlü aydınların demokratik değil dedikleri bir ülkede yaptı aynı defalarca yapmış oldukları gibi. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti; Anayasasından, yasalarına ne kadar kanun varsa bunları bir bir ezen geçen, iplemeyen bir partiden hala siyaset yapmasını bekliyor. Evet siyaset yapıyorlar fakar bu ülkenin, bu milletin birliği, dirliği, refahı için değil bölücülük için. "Tarihi fırsat" adına bu bölücülerin yaptığı herşeye göz yumuluyor. Yarın, öbür gün aynı Irak'ın kuzeyindeki gibi bir parlamento vb bu ülkenin güney doğusunda ortaya çıkarsa ne yapacağız çok merak ediyorum. Gerçi son yapılan operasyonda bunun temellerinin atılmaya çalışıldığı ortaya çıktı şükür ki emniyet gerekeni yapmakta yerinde davranmış. Ya bir daha ki sefere bu zamanlama tutturulamaz, ya bu tür bilinen eylem ve girişimler örtbas edilirse ne olacak?
Terörle bir yere varılmaz, terörle yaşamaya alışmalıyız diye diye adamlar fütursuz bir hale getirildi. Ne kanun dinliyorlar ne anayasa...
Bu etnik siyasetin son bulmasının tek çözümü var, bu etnik siyaseti sürdürmek için destek aldıkları bölücü terör örgütünün, taviz verilmeden top yekün yok edilmesi. Af maf, bu terörü bitirmez. Eğer niyetlerinde samimiyseler mevcut yasalarla gelip teslim olmaları gerekli. Şu an zaten Kürtçe enstitüleri kurulmakta. kısa bir zamanda olmasa da "anadili"nde eğitim hakkı da tanındıktan sonra başka bir bahaneleri kalmayacak. Ama bunlar yapılsa dahi amaçlarının bu olmadığını yediden yetmişe (kendileri de dahil) hepimiz biliyoruz ve bangır bangır bağırıyorlar.
Daha 5 gün önceki "Anayasal çerçevede etnik siyaset" başlıklı yazımda bahsedip de sormuştum: Tamam teşkilat olarak anayasalsınız ama ya eylemleriniz, söylemleriniz, bunlar da anayasal mı diye?
Sanki Ayna, bunları okumuşta cevap veriyordu dün akşam haber bültenlerinde geçen haberde. 9. Diyarbakır Kültür Sanat Festivali kapanışında konuşma yapıvermiş DTPliler ve Ayna bangır bangır bağırıyor : Biz anayasal değiliz, diye. Bir halkı var eden anayasadır vb.
Resmen, üzerine yemin ettikleri, meclisi çatısı altında sözüm ona siyaset yaptıkları bir devletin, kuruluş felsefesini, siyasi varlığını ve meşruiyetini tanımadıklarını ilan ettiler.Ve bunu ABsi ABD vbleriyle içerideki özürlü aydınların demokratik değil dedikleri bir ülkede yaptı aynı defalarca yapmış oldukları gibi. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti; Anayasasından, yasalarına ne kadar kanun varsa bunları bir bir ezen geçen, iplemeyen bir partiden hala siyaset yapmasını bekliyor. Evet siyaset yapıyorlar fakar bu ülkenin, bu milletin birliği, dirliği, refahı için değil bölücülük için. "Tarihi fırsat" adına bu bölücülerin yaptığı herşeye göz yumuluyor. Yarın, öbür gün aynı Irak'ın kuzeyindeki gibi bir parlamento vb bu ülkenin güney doğusunda ortaya çıkarsa ne yapacağız çok merak ediyorum. Gerçi son yapılan operasyonda bunun temellerinin atılmaya çalışıldığı ortaya çıktı şükür ki emniyet gerekeni yapmakta yerinde davranmış. Ya bir daha ki sefere bu zamanlama tutturulamaz, ya bu tür bilinen eylem ve girişimler örtbas edilirse ne olacak?
Terörle bir yere varılmaz, terörle yaşamaya alışmalıyız diye diye adamlar fütursuz bir hale getirildi. Ne kanun dinliyorlar ne anayasa...
Bu etnik siyasetin son bulmasının tek çözümü var, bu etnik siyaseti sürdürmek için destek aldıkları bölücü terör örgütünün, taviz verilmeden top yekün yok edilmesi. Af maf, bu terörü bitirmez. Eğer niyetlerinde samimiyseler mevcut yasalarla gelip teslim olmaları gerekli. Şu an zaten Kürtçe enstitüleri kurulmakta. kısa bir zamanda olmasa da "anadili"nde eğitim hakkı da tanındıktan sonra başka bir bahaneleri kalmayacak. Ama bunlar yapılsa dahi amaçlarının bu olmadığını yediden yetmişe (kendileri de dahil) hepimiz biliyoruz ve bangır bangır bağırıyorlar.
Gönderen
Emir ALP
Etiketler:
bölücü dtp,
bölücü terör,
can sıkanlar,
etnik siyaset,
memleket meselesi,
pkk
27.05.2009
Anayasal(?) çerçevede etnik siyaset
Başlıkta yazdığımız elbette ki yenilir yuturlur bir tarafı yok. Fakat ne hikmetse DTPli vekillerin her götleri dara girince sarf ettikleri cümle bu : Biz anayasal çerçevede kurulmuş bir partiyiz.
Teşkilatlanmanız bile hala da hukuka aykırı, fiilen bir eşbaşkanlık tutturmuş gidiyorsunuz. Hadi onu da geçtik, peki ya yaptığınız siyaset ne çerçevede?
Siyasi Partiler Kanunu Madde 78 der ki :
Etnik siyaset yaparsınız, üniter devlet yapısına aykırı görüşleri dile getirirsiziniz, PKK dan emir alırsınız, halkı dil, ırk gibi ayrılıkçı hareketlere yönelik propagandalar yaparsınız ondan sonra biz Anasayal çerçevede kurulmuş bir partiyiz. Peki anayasal çerçevede siyasi faaliyet sürdürüyor musunuz ha? Asıl buna cevap versenize! Kuruluşunuz anaysal ama ya eylemleriniz, faaliyetleriniz, söylemleriniz bunların hangi biri anayasal?
Sonrasında silahlar sussun, siyaset yapmamıza izin verin diye millete zırlıyor mızmızlanıyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kapısına gelince de Brüksel şefaatine sığınıp duruyorsunuz. IRA kadar delikanlı olamıyorsunuz be!
Neymiş Etkin pişmanlık zorlarına gidiyormuş, gurur kırıcıymış. Oldu kırmızı halı serelim dağdan şehire inecek teröristlerinize. İçine sıçtınız ulan memleketin 25 senedir. Bırakın Türkü kendi kardeşlerinizi, evet Kürtleri katlettiniz ulan adi şerefsizler. Ya o genelev şovalyesi Sakık'ın dediklerine ne demeli : Çıkmış ekranlarda pişmanlığın teröristte kırdığı onurdan yıktığı şereften bahsediyor. Şeref mi var da yıkılsın, kırılsın? Şerefe diyerek bu milletin kanını içiyorsunuz çeyrek asırdır. Avrupalı patronlarınız güzel öğretmiş demokrasi, mazlum edebiyatını size.
Köyünden iki garip getirsen bunlardan daha şerefli, adam gibi siyaset yaparlar hiç değilse adam ekmeğinin, çocuklarının eğitim derdinin, okula vermek zorunda kaldıkları aidatın, hastalıktan ölen hayvanının, kımıldan biten tahılının siyasetini yapar.
Sorun anayasa değişikliği ile çözülecekmiş... Anayasada ne değişecek, federal sistem mi bekliyorsunuz, etnik siyasetin bir hak olmasını mı, daha konuşayı bile bilmediğiniz Kürtçe'nin resmi dil olmasını mı? Bunlar Kürt halkını sizden kurtaramaz iyice başlarına bela eder. Barzani gibi, Talabani gibi kendinizi köşklere Kürt soydaşlarımızın burnunu da boka sokarsınız. Artık jeneratörlerle evlere saatlik elektrik verir, kalanını Irak ın kuzeyine satarsınız. Terörsit kardeşlerinizle elele vererek içine sıçtığınız bölgenin kalkınmasına fırsat verseydiniz, biliyorum ki sizler şimdi o deri koltuklarda nah otururdunuz.
Dağdaki terörist kardeşleri eskisi gibi değilmiş, liseli, üniversiteli okumuş çocuklarmış, medyadan gündemi takip edip ne olup bittiğinin farkındalarmış. Hay onların yaladığı mürekkebe eğer öyleyse! Onların akılları başlarında olsa ne sizi ne de başlarındaki teröristleri ipler, gelir adam gibi topluma karışırlar dağda göt korkusuyla yaşayacaklarına.
Bunları adam yerine koymayacaksın. Yargılanma hakkını bile sunmayacaksın bunlara ki içeri girip de dışarıya kahraman çıkmasınlar.
Vereceksin Tayyip'e desteği, çıkaracaklar "Türkiye Milletvekilliğini" bunları da yaptıkları ırkçı siyaseti de gömeceksin tarihin kara sayfalarına.
Teşkilatlanmanız bile hala da hukuka aykırı, fiilen bir eşbaşkanlık tutturmuş gidiyorsunuz. Hadi onu da geçtik, peki ya yaptığınız siyaset ne çerçevede?
Siyasi Partiler Kanunu Madde 78 der ki :
MADDE 78 - Siyasi partiler:Her oturumda, tartışmada, panelde ağzınıza sakız etmişsiniz söylüyorsunuz "biz Kürt kimliği üzerine siyaset yapıyoruz" diye. PKK ile bağlarınız doğrudan (d) bendini çiğnemektir.
a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmında ve 2 nci maddesinde belirtilen esaslarını; Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; eğemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını; Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü; seçimler ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştirmek;
Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, dil, ırk, renk, din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak; Amacını güdemezler veya bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar, başkalarını bu yolda tahrik ve teşvik edemezler.
b) Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar.
...
d) Askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamazlar.
e) Genel ahlâk ve adaba aykırı amaçlar güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.
f) Anayasanın hiçbir hükmünü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlayamazlar.
Etnik siyaset yaparsınız, üniter devlet yapısına aykırı görüşleri dile getirirsiziniz, PKK dan emir alırsınız, halkı dil, ırk gibi ayrılıkçı hareketlere yönelik propagandalar yaparsınız ondan sonra biz Anasayal çerçevede kurulmuş bir partiyiz. Peki anayasal çerçevede siyasi faaliyet sürdürüyor musunuz ha? Asıl buna cevap versenize! Kuruluşunuz anaysal ama ya eylemleriniz, faaliyetleriniz, söylemleriniz bunların hangi biri anayasal?
Sonrasında silahlar sussun, siyaset yapmamıza izin verin diye millete zırlıyor mızmızlanıyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kapısına gelince de Brüksel şefaatine sığınıp duruyorsunuz. IRA kadar delikanlı olamıyorsunuz be!
Neymiş Etkin pişmanlık zorlarına gidiyormuş, gurur kırıcıymış. Oldu kırmızı halı serelim dağdan şehire inecek teröristlerinize. İçine sıçtınız ulan memleketin 25 senedir. Bırakın Türkü kendi kardeşlerinizi, evet Kürtleri katlettiniz ulan adi şerefsizler. Ya o genelev şovalyesi Sakık'ın dediklerine ne demeli : Çıkmış ekranlarda pişmanlığın teröristte kırdığı onurdan yıktığı şereften bahsediyor. Şeref mi var da yıkılsın, kırılsın? Şerefe diyerek bu milletin kanını içiyorsunuz çeyrek asırdır. Avrupalı patronlarınız güzel öğretmiş demokrasi, mazlum edebiyatını size.
Köyünden iki garip getirsen bunlardan daha şerefli, adam gibi siyaset yaparlar hiç değilse adam ekmeğinin, çocuklarının eğitim derdinin, okula vermek zorunda kaldıkları aidatın, hastalıktan ölen hayvanının, kımıldan biten tahılının siyasetini yapar.
Sorun anayasa değişikliği ile çözülecekmiş... Anayasada ne değişecek, federal sistem mi bekliyorsunuz, etnik siyasetin bir hak olmasını mı, daha konuşayı bile bilmediğiniz Kürtçe'nin resmi dil olmasını mı? Bunlar Kürt halkını sizden kurtaramaz iyice başlarına bela eder. Barzani gibi, Talabani gibi kendinizi köşklere Kürt soydaşlarımızın burnunu da boka sokarsınız. Artık jeneratörlerle evlere saatlik elektrik verir, kalanını Irak ın kuzeyine satarsınız. Terörsit kardeşlerinizle elele vererek içine sıçtığınız bölgenin kalkınmasına fırsat verseydiniz, biliyorum ki sizler şimdi o deri koltuklarda nah otururdunuz.
Dağdaki terörist kardeşleri eskisi gibi değilmiş, liseli, üniversiteli okumuş çocuklarmış, medyadan gündemi takip edip ne olup bittiğinin farkındalarmış. Hay onların yaladığı mürekkebe eğer öyleyse! Onların akılları başlarında olsa ne sizi ne de başlarındaki teröristleri ipler, gelir adam gibi topluma karışırlar dağda göt korkusuyla yaşayacaklarına.
Bunları adam yerine koymayacaksın. Yargılanma hakkını bile sunmayacaksın bunlara ki içeri girip de dışarıya kahraman çıkmasınlar.
Vereceksin Tayyip'e desteği, çıkaracaklar "Türkiye Milletvekilliğini" bunları da yaptıkları ırkçı siyaseti de gömeceksin tarihin kara sayfalarına.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)