Kısa dalga yayın

28.10.2009

Sakarya'da çelenk koyma töreninde Başsavcının gelmeyen çelenk gerginliği

0 yorum
Ara sıra şöyle Sakarya şehrinin bürokrasisine ilişkin çerez (magazinel) haberler vereyim istiyorum ama açıkçası göze batma meselesi beni biraz alıkoyuyor.

Bugün, Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle kent meydanında, yağmur altında yapılan Atatürk anıtına çelenk koyma töreninde maalesef şehrimiz Başsavcısı talihsiz anlar yaşadı. (Nasıl, hemen hemen yerel gazete haberi tadında değil mi? Neyse devam edeyim...)
Şehrimiz Valisi Hüseyin ATAK ve diğer protokolün de hazır bulunduğu törenin başlaması esnasında Sakarya adliyesine ait çelengin yerinde olmadığını öğrenen şehrimiz Başsavcısı büyük panik ve heyecan yaşadı.Öfkeyle, sunulacak çelenklerin dizildiği alana gelip de çelengi sırasında göremeyip küplere bindiği gözlenen Başsavcı o sinirle alanda makam aracının park ettiği alana doğru ilerlemeye başladı. Çelengin yerine doğru getirildiğini görünce büyük rahatlık hissettiği gözlendi.
Çelengi tören alanına getirmekle sorumlu koruma, şöför ve diğer görevlilerin ahvali hakkında net bilgilere ulaşılamadı ama  şehrimiz Başsavcısının gazabına uğrayabilecekleri düşüncesinin bürokratik çevrelerde dillendirilmeye başlandığı görüldü.:)
Emir ALP, nebilim.net, Sakarya, esen kalın! :)

Şimdi normal bir vatandaşın pek de farkında olmayacağı olsa dahi kendisi için bir anlam taşımayacak olan bu durum maalesef ki protokol içerisinde Başsavcı aleyhine olumsuz bir intiba bırakacak ve çeşitli dedikodulara vesile olacaktır. Neyse bilginiz olsun işte.

Osmanlıyı parçalayan da açılımlardı

0 yorum
Osmanlının son dönemleri hep birileri memnun etmek için açılım üstüne açılım yapmakta geçti. Osmanlı yönetimi özellikle Balkanlarda kimleri kaçırmamak, bir arada tutmak için açılım yoluna gittiyse açılan o kapılar tek tek yerle bir oldu, yeni devletler, yeni milletler ortaya çıktı.
Soner YALÇIN'da odatv.com üzerinde tam da bu konuya değinmiş:
Türkiye dejavu yaşıyor. 100 yıl önce Balkanlar’da başına gelenlerin neredeyse tıpatıp aynısı bugün Güneydoğu’da karşısında. Tek fark, ayrılıkçı çeteler dağdan inerken değil Avrupa’nın baskısıyla cezaevinden çıkarılırken davul zurnayla karşılanıyor olmasıdır. Üstelik ayrılıkçılar ve karşılama ekibi Türk mahallerinden geçerek gösteri yapıyorlardı.

26.10.2009

Belge de gerçek(!) çıktı, nolcak şimdi?

0 yorum
Gördün mü işi, n'olcak şimdi? Koca TSK sıkıştı mı köşeye?
Ne garip, ne ilginç bir zamanlama.
Hala daha insanın aklı almıyor TSK nın teşkilat olarak "akp ve güleni bitirme planı" gibi bir çalışmaya girişip bunu bir de yazılı bir rapor haline getirmesini.
Bir ihbar mektubuyla söz konusu belge savcıya intikal etmiş. Cesur subayımız(?) bütün hikayeyi mektuba dökmüş ve ilgili belgeyi de nasıl temin ettiğini anlatmış: "Klasörden aldım. Kaybolduğunu fark ettiler ama daha sonra birisinin imha ettiğini düşünerek rahatladılar", diyor.
Ne kaddar enteresan! O klasörde sadece o belge mi vardı? Madem emirle yapılmış yazılı emri de EK-Ğ olarak koysamış daha da inandırıcı olurmuş gibime geliyor. Veya emir şifaendi de plan niye yazılı? O kadar evrağı yok eden bilgisayarları silebilen bir teşkilat, aslı dosyasından kaybolmuş bir evrağı; birisi imha etmiştir diye göz ardı edebilme cesareti gösterebilmiş ya pes doğrusu.

Kaldı ki yalan ya da gerçek;