Kısa dalga yayın

sözde ermeni soykırımı yasa tasarısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sözde ermeni soykırımı yasa tasarısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.03.2010

Hey Coni, senin sorunun ne biliyor musun?

0 yorum
Hey Coni, senin sorunun ne biliyor musun?
- Masum kanı üzerine kurulmuş demokrat beyaz(!) popon elbette

Kendi tarihinin kanlı sayfalarını, sömürgeciliğinin maskesi olarak kullandığı demokrasiyle dünya tarihini yargılayarak örtmeye çabalayan ABD'ye kimse gıkını çıkaramıyor maalesef.


ABD, AB parlamentoları uluslararası bir yargı mercii midir? Nedir bu Türk diplomasisinin suskunluğu?
Nerede bizim aydın, okumuş yazar çizer tayfası? Neymiş? Orhan PAMUK denen herifin ettiği iki cümle Türk tarihinin itirafıymış. Bir devlet parlamentosunun referans aldığı noktaya bakar mısın arkadaş? Üzerine ne vazife orasını hiç demiyorum bile.


Ama artık Türkiye, kendi tarihi üzerinde demokrasi üzerinden oynanan bu soysuz oyuna karşı tepkisini göstermeli. ABD tesmilciler meclisi dış ilişkiler komisyonunun sözde soykırımı kabul kararı sömürgeci demokrasinin vardığı son raddedir.
Türk diplomasisi başka ülkelerin meclis, parlamento, bilmem ne komisyonu veya ne haltsa güya demokrasi meydanı olan bu şaklabanlık mekanlarında tarihiyle oynanmasının bir bedeli olduğunu dünya kamuoyuna ve bu soysuz şaklabanlara göstermelidir.

Sus, sus, savunmaya geç, yok 15 nisan geldi bilmem nerenin parlamentosu sözde soykırımı kabul kararı alacakmış da aman ne olacakmış. Hemen lobi çalışmalarına girişilmeliymiş. Ulan Türk siyaseti, hükümeti azıcık omurgalı olun da bu soysuz demokrasi havarilerine gereken cevabı verin artık. Yeter yahu! Nedir bu dünyanın ABD ve onun demokrasi illetinden çektiği?

13.10.2007

Sözde Ermeni Soykırımı Yasaları Hezeyanı

0 yorum
Senelerdir bu tür sözde soykırımın inkarını suç sayan yasa tasarıları herhangi bir ülkenin veya bir ABD eyaletinin gündemine geldiğinde hop oturur hop kalkarız.

Sözde Ermeni soykırımı inkarını suç sayan yasalar İsviçre'de 1994 yılında (94 yılındaki bu yaşa ırkçılık üzerine işlenen suçlarla ilgili ve ülkede sözde ermeni soykırımını inkar davalarında bu yasaya göre içtihat ediliyor. hatırlarsınız, Perinçek savunma olarak 90 kg kaynak belgeyle giderek sözde soykırımı inkarın bu yasaya göre değerlendirilemeyeceğini iddia etmişti), Fransa'da Ekim 2006'da ve çeşitli tarihlerde de ABD'nin 36 eyaletinde kabul edilmiştir.

Bizim ülke olarak bundan ne zararımız oldu veya olacak?
En büyük zararı söz konusu ülkelerde yaşayan vatandaşlarımız üzerinde etkisini gösterecektir. Çünkü kendisinin ferdi olduğu milleti, soykırımla suçlayan insanlara karşı hiç bir savunma şansı olmayacak. O ülkelerdeki yasalar sebebiyle her Türk vatandaşı doğrudan katil olarak nitelendirilecektir. Ayrıca ülkeler arası akademik ilişkilerde-araştırmalarda da kafadan akademisyenlerimizin söz hakkı, fikir özgürlüğünü dahi hiçe sayarak olmayacak ve kendi tezlerini sunma imkanları olmayacak. Ülkeler arasında sosyal ve akademik kilitlenmelere yol açacaktır. Hele ki bu söz konusu ülkeler özgürlük ve demokrasi kalesi olarak tarihe nam salmışsa tarih de demokrasi de bu ülkelerin yaptıkları, üzerlerine vazife olmayan tutumlardan dolayı kendini idam sehpasına çekmiştir. Bu yasalar be tarihle, ne hukukla ne de demokrasiyle bağdaşmaktadır. Sadece ve sadece çeşitli ortamlarda ülkemiz üzerine bir ambargo(bilim ve ekonomi) koymaktadır ve bilimle demokrasinin ayaklarına pranga vurmaktadır.

Nasıl engelleriz?
Tasarı olarak gündeme geldiği zaman da dahi bir tesir göstererek yasalaşmasına engel olamadığımız bu yasaların ortadan kalkması artık söz konusu ülke yöneticilerinin tasarrufu ve bizim o ülkelerdeki tesirimize bağlıdır. bizim tesirimiz ne olabilir diye düşününce? En başta ekonomik olarak bu alacağımız tedbirlerle büyük bir tepki oluşturabiliriz diye geliyor insanın aklına ama ekonomimiz bu ülkeleri bu kadar etkileyecek kadar tesirli mi öncelikle bunu değerlendirme gereği var. Ayrıca çeşitli ortaklıklar(askeri, stratejik, lojistik vs) konusunda alınacak tesirli tedbirler de gözden geçirilmeli. Bu sebeple de bu ülkelere karşı bir savaş açılamayacağına göre en büyük silah olan ekonomi konusunda çalışmalar yapılmalı.

Daha fazla zarar görmemek için!
ABD'nin gündemindeki tasarının komisyondan geçmesi bizim için bu konuda tarihi bir fırsat diye düşünüyorum. Malum ABD nin stratejik ortağıyız ve orta doğudaki bel kemiğiyiz. Her ne kadar bizim B planımız var diye rest çekseler de bu konuda elimizden geleni ardına koymamız gerektiği kanaatindeyim. 1 Mart tezkeresi meclisimizden geçmiş olsaydı ABD şu an Irak ta çok daha farklı ve rahat bir durumda olurdu. Şimdi aynı fırsatı çok iyi bir şekilde değerlendirmeli ve hem ABD'ye hem de bu konuda yeni girişimlerde bulunacak ülkelere büyük ve tarihi ders olacak nitelikte bir karşılık vermek zorundayız. Tasarının senatoya gitmemiş olmasını bir sanş olarak adledip bunu zaman kazanımı olarak görmemeliyiz. Tarihimizle ilgili bu cüretin dahi bedelinin ne kadar ağır olacağını bütün dünyaya gösermeliyiz. Fransa'da olduğu gibi sadece bir askeri ihaleye almamak gibi bir kararla ülkemiz kamuoyunu kandırmaktan ziyade bu tasarıyı yasalaştıranlara dahi ders olacak ve ayanlışlarını anlayacakları bir ders olmalı.
Gerekiyorsa İncirlik kapatılmalı, Habur kapatılmalı sonucu ne olursa olsun. Bu halk bu ülkenin yumruğunu artık masaya vurması gerektiğini biliyor ve görmek istiyor. Sonucu ne olursa olsun. Ortadoğuda bir kukla devlet olmadığımıza inanmak, görmek ve dünya sathında karşımızda duran devletlere göstermek durumundayız. Bu cümleler hamasi gelebilir, (unutmayın bağımsızlık hamaseti bu ülkeyi kurdu) ama gerçek bu şekilde ve artık devletin de bunu kabullenip yapması gerekeni yapması lazım. Halk bedeli ne olursa olsun bu konuda devletin-hükümetin arkasında olacaktır, şüphesiz.