Kısa dalga yayın

30.04.2008

301 Köşk'ten döner!

0 yorum
TBMM'den TCK 301 hakkında yapılan değişiklik geçti. Şimdilik bekleyenlerin gözü aydın diyeyim.
Yapılan değişiklik:
301. Madde'de yer alan " Türklüğü" tanımı "Türk Milleti" olarak,
"Cumhuriyeti" tanımı ise "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak
değiştiriliyor.

Soruşturma açılma izni Bakanlığa veriliyor.

Soruşturma izininin Bakanlığa bırakılması soruşturma ve netice üzerindeki siyasi gölgeyi gözler önüne sermektedir. Soruşturma açılması izin yetkisinin bir siyaside bulunması 301 konusunu tamamen siyasi bir boyuta çekmektedir.

"Cumhuriyeti" tabirinin "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak değiştirilmesi düşünce özgürlüğü açısından olumlu ama değişiklik, hassas çevreler tarafından rejim problemi yaratabilir.

Esas önemli olan "Türklük" tanımı. Çünkü pozitif hukukumuzda millet değerlendirmesi özellikle Anayasa açısından "Türklük" tanımı üzerinden yapılmıştır. Bu sebepledir ki bu yasanın Köşk'ten döneceği kanaatindeyim.

Ayrıca bir hususa da değinmekte fayda var. TBMM'deki 301 tartışmaları esnasında şuradaki yazımda dile getirdiğim konuyu dikkate alanın sadece DTP olması ilgimi çekti:

KÜRTLER'E HAKARET EDENLERE 301'DEN DAVA AÇILMADI

DTP Grubu adına konuşan Batman
Milletvekili Bengi Yıldız, Kürtlere hakaret edenlere 301. maddeden dava
açılmadığını iddia ederek, ''Türklüğün bir üst kimlik haline gelebilmesi için
Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hakaretten
dolayı insanlar ceza alsaydı, Türklük gerçek anlamda üst kimlik olabilirdi. Kim
hangi ırka, mensubiyete hakaret ediyorsa, esas o haindir. Birileri kınanıyor,
eleştiriliyor, hakarete uğruyorsa, o ülkenin bütünlüğüne, birliğine bir dinamit
konuluyor'' diye konuştu.

Tabi öncesinde aklınız neredeydi? Kimse düşünemedi siz bari suç duyurusunda bulunsaydınız demek lazım ama bu da birşeydir. En azından Türklük tanımına sahip çıkıp uygulamalardan veryansın etmek de onlar açısından bir gelişmedir heralde. Bu veryansını da 301. Maddenin değişeceği konusuna kesin baktıklarından dolayı dile getirdiklerini düşünüyorum.

Bu yaklaşımı daha önce sergilemiş olsalardı herşey daha farklı olurdu.

Köşk görelim neyler...

27.04.2008

Sakarya'da terör örgütü provakasyonu

3 yorum
Öğrendiğim kadarıyla bu akşam kongre yapan DTP liler, kongrenin yapıldığı düğün salonunun etrafına DTP flamalarıyla beraber terör örgütünü temsil eden bezleri de asmaya çalışmışlar.

Olay farkeden halk terör örgütü bezlerini asanları linç etme girişiminde bulunmuş ve ardından bu provakatörler düğün salonuna kaçmış.

Daha biraz evvel gördüm ki polis ve jandarma (cankurtaranlar da mevcut), kongrenin yapıldığı düğün salonunun bulunduğu yere çıkan caddeleri saatlerdir ablukaya almış giriş çıkışlara izin vermiyor.

Orada bulunan Sakaryalılar sabırla bekliyorlar ve şehrin çeşitli yerlerinden özellikle gençler o mevkiiye doğru toplanıyorlar. Karşılaştıklarımı provakasyona gelmemeleri konusunda uyardım da inşallah kötü bir şeyler olup da bu provakatör teröristler yüzünden polisle halk karşı karşıya gelmez.

Gün ola hayrola!!

Gün oldu...

25.04.2008

Yeni sosyal güvenlik yasası ( SSGSS) kime yarıyor?

1 yorum
"Söliiim mi sööölim mi?"

Söyleyeceğim tabi de öncesinde çalışan için neler getiriyor ona bir gözatalım:

* EMEKLİ MAAŞI DÜŞECEK: Emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan güncelleme katsayısı, her yılın aralık ayında açıklanan TÜFE ile o yılın GSYİH gelişme hızının yüzde 30'unun toplamına bir tam sayının eklenmesiyle bulunacak. Bu da emekli maaşlarının kademeli olarak azalması sonucunu doğuracak. Çalışanlardan daha çok prim kesilecek ve ele geçen ücretler azalacak.
* DAHA GEÇ EMEKLİLİK: Halen kadınlarda 58, erkeklerde 60 olan emeklilik yaşı kademeli olarak artırılarak 65'e çıkacak.
* EMZİRME YARDIMI: Emzirme yardımı 6 aydan 1 aya indirildi. Çocuğun yaşaması koşuluyla doğum tarihinde geçerli olan asgari ücretin üçte biri tutarında (202 YTL) emzirme ödeneği verilecek.
* KADIN OLMANIN AĞIRLIĞI: Çalışmayan ve evlenmeyen kız çocukları, yaşı ne olursa olsun anne ya da babalarının sigortalılıkları nedeniyle sağlık yardımlarından
yararlanırken bu hak erkek çocuklarında olduğu gibi 18 yaşla sınırlandırılacak.
Kız çocukları okursa bu haktan yararlanma sınırı 25 yaşa çıkacak. Ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli çalışıp, prim kesilemeyecek kadar az gelir elde eden kadınların, sigortalı olma ve yardımlardan yararlanma hakları kaldırılacak.
* EVLENME ÖDENEĞİ: Ölen sigortalının yetim kız çocuğuna ödenen 24 aylık tutarındaki evlenme yardımı, yüzde 50 indirilerek bir yıla düşürüldü.
* İŞSİZE SAĞLIK GÜVENCESİ YOK: İşsiz kalan sigortalıların işsizlik maaşı aldıkları süre boyunca sağlık sigorta primlerinin devletçe karşılanması tasarıdan çıkarıldı. İşsiz kalan Bağ-Kur'lunun 240, SSK'lının 90 gün boyunca sağlık hizmetlerinden sigortalı olarak yararlanma hakkı 10 güne indirildi.Pek çok meslekte yıpranma payı kalkıyor
* YIPRANMA:
Gazetecilerin de aralarında olduğu pek çok meslek grubunun yıpranma hakkı Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararında bulunmamasına karşın tasarıdan çıkarıldı.
TSK, Emniyet ve MİT mensupları ile dalgıçlar, radyoaktif maddelerle yapılan işlerde çalışanlar, asit üretimi yapılan yerlerde, demir ve çelik fabrikalarında çalışanlara bir yılda 90 gün fiili hizmet zammı verilecek.*
Kaba taslak SSGSS neler getiriyor gördükten sonra kendi adıma yorumuma geçeyim.
Daha şuradaki yazımda kadınlar ve iş dünyası hakkında görüşlerimi dile getirmiştim. Dileyen ordan bi göz atsın söylediklerime.

SSGSS den anlaşıldığı üzere, kadınların eşten veya babadan kendisine intikal eden tazminatlar ya kısılıyor ya da ortadan kaldırılıyor. Sermaye ısrarla kadın işgücünü bünyesinde istiyor ve SSGSS de kadınları buna zorluyor. Kız çocukları eğer okursa en fazla 25 yaşına kadar babanın sosyal güvencesinden sağlık yardımı alabilecek yani hem evde yat hem de beleşten sosyal güvenceden faydalan mantığı ortadan kalkıyor. Kız kısmısı bu şekilde sermaye işgücü olmaya veya koca kucağına itiyor.
Kızların sağlık yardımından faydalanma yaşının sınırlandırılması, dul eşe çeyiz parası ödenmemesi, emzirme ödeneğinin düşürülmesi Sosyal güvenlik kurumu yönünden düşününce üzerindeki yükü azaltan olumlu bir yaklaşım ve mantıklı.
Çünkü hem babadan maaş alan hem de (bu maaş ve sosyal güvencenin kesilmemese için) dini nikahla evlenen yüzlerce insan gördüm. Bu durum bütün çalışanlar için fazladan bir yüktür, bu yaklaşımlara bir de bu yönden bakmak gerekli diye düşünüyorum.
Bunun dışında çalışan kadınların haklarındaki kayıplar konusunda o meşhur (laiklik vs gibi konularda açıklama yapma hassasiyeti gösteren) STK lara asıl bu konuda çok işler düşüyor.
Kadınları iş gücüne dahil edeceğiz diye çalışan kadınların haklarının ellerinden alınması bence haksızlık.

Ve tabi ki emeklilik meselesi: Senelerdir, usulsüzlüklerle hortumlarla şişe şişe patlama noktasına gelen SSK ve BAĞKUR açıklarını telafinin en kolay yolu emekli sayısını azaltıp çalışma süresini uzatmaktan geçiyor. En azıdan bunun kademeli artışının öngörülmesi güzel de bakalım beklenen sonuca ulaşılacak mı?

Neticede (SSGSS) yeni sosyal güvenlik yasası daha uzun süre insanları çalışmaya yönlendirecek, özellikle kadınların işgücüne dahil olması zorunluluğunu getirecek ve insanları boş gezmekten alıkoymaya yarayacak bir yasa olması itibariyle öncelikle sermayeye ardından da sırtındaki kamburu tedavi etmesi amacıyla sosyal güvenlik kurumuna yarayacaktır. (İnşallah, temmenimiz o yönde)
Yalnız sosyal güvenlik kurumunun sırtındaki kamburu yok edeceğiz diye sadece ve sadece çalışana yüklenilmemesi gerekir, sermaye ve kamunun da elini taşın altına koyması gerekecek.

AAAAAAma bu süreçte hükümet tarafından göz ardı edilmemesi gereken en önemli sorun İSTİHDAM. Bu yasayla birlikte ek istihdam sahaları açılamazsa ülkemizde sosyal bir patlama yaşanır kanaatindeyim, bunu hatırlatmakta fayda var.