Kısa dalga yayın
14.10.2012
serdar turgut
"tv kanalları arasında gezerken haberturk tv'ye denk geldiğimde serdar turgut'u hep birileriyle program yaparken görüyorum ama ne komiktir ki (bana komik geliyor) her seferinde farklı kişilerle program yapıyor ve hiçbirinde de sebat ettiğine rastlamadım. haberturk tv de serdar turgut'u kimlerle gördüm:
-sevim gözay
-pelin çift
-nihal bengisu karaca
-esin övet
kimiyle ilişkiler, kimiyle gündem, kimiyle siyaset kimiyle bilinmezler en son da zannerdersem magazin yorumculuğu gibi bir şey yapıyor.
artık kanal zaplarken haberturk'e gelmeden önce; "haydi ya kısmet, serdar turgut şimdi şununla program yapıyordur" diyerek kanal değiştirme tuşuna basıyor, toto oynuyorum. pek tutturduğum söylenemez.
kendisine haberturk'te gösterilen tolerans gözlerimi yaşartıyor. yine zannedersem kanalın demirbaşına kaydettiler turgut'u, o nedenle tutturamazsa da ekranda göstermeye çalışıyorlar artık birilerine bir şekilde yaranmaya mı çalışıyorlar bilmiyorum.
muhtemelen iyi para kazanıyordur ama ben ekranda her seferinde başka birileriyle gördükçe acıyorum kendisine. dönüşen bir türkiye'de yeni düzende tutunacak bir dal arayan naçar üitsizlğiyle bakıyor kameralara. medyanın ilginç bir rengi, son zamanlardaki siyasi dönüşünün bu olanlarda ne tür etkisi vardır bilemiyorum şimdi, günahına girmeyeyim adamın."
bugün zap yaparken gördüm ki "alt üst muhabbetler" de serdar turgut yok. yine bir program bulurlar serdar turgut'u konuşturacak.
10.01.2009
Tv dizileri ve hastaneler
Hepsi kayıtdışı çalışıyorlar. Hem kayıtdışı çalışıyorlar hem de özel hastaneden çıkmıyorlar. Bir tane dizi karakterine rastlamadım ki devlet hastanesine gitsin.
Adam emekli kaymakam ama hastane için özel hastaneye gidiyor tedavi ücretlerini ödeyemiyor.Yav kaymakam emeklisinin nasıl sosyal güvencesi olmaz? Emekli sandığı denen bir kurum var o zamanlar, e uyarlamada sınırı aşınca ondan sonra ipin ucunu bulamayıp sarpa sarıyorlar.
Adam işyeri sahibi fakat bağkuru yok. Bir acil müdahale bedeli ödenmesi için antika araba satılıyor, yuh artık!
Kadın çalışıyor, hastaneye düşüyor yine parasını başkası ödemese rehin kalacak hastanede.
Dizi yapımcıları bence uyarlamalarda ota boka sarana kadar biraz buna dikkat etmeliler.
Demek ki senaristler, gariplerim de sosyal güvence, sağlık sigortası denen birşeylerden faydalanamadıkları, bihaber oldukları için senaryolara böyle bir şey eklemek akıllarına gelmiyor.
E onların da işi zor, umarım düşündüğüm durumda değillerdir.
18.01.2008
Televizyon ekranlarında Yeşilçamı özgür bırakın artık
Buzlu fon modası
Eh artık televizyon ekranlarında çektiğimiz çile dayanılmaz boyutlara ulaştı.
Oyuncuların kafaları, otomobiller vs ne varsa ekranda artık buzlu bir fon eşliğinde izliyoruz. Ne seyredilen filmin bir keyfi kalıyor ne de ortadaki konuşmalara odaklanma imkanı kalıyor, resmen insanın dikkatini dağıtıyor bu ekran buzlama yöntemi. Bende, aksi bir etki yaratarak buzlanan ortamın altında ne yazıyor diye çözmeye çalışıyorum. Film seyretmekten ziyade uzaylılardan gelen şifreli mesajları çözmeye çalışan bir uzman gibi görmeye başlıyorum artık.
Eminim, yapımcıların bu uygulama için haklı bir ton mazereti vardır. Tvde yayımlanan sinema filmlerinde küresel markalar olsun yerel markalar olsun gönül rahatlığıyla arzıendam ederken dizi filmlerdeki bu buzlama çilesini yaşatan yapımcıları nefretle kınıyorum. Ya bu marka/mekan sahipleriyle anlaşın yada adam gibi görüntü yönetmeni ve resim seçicilerle çalışın.
Ağızdan çıkan her kelimeyi bipleme modası
Bir diğer çileyi de özellikle şu biplemeden yaşatıyorlar. Buna farklı çözüm bulmuş tv kanalları mevcut. İlk seçenek bipleme tercih edilse de bunun yanı sıra ses kısma ve sahne kesmeyi tercih edenler var. Bence en doğalı sansürsüz olanı.
Filmlere ya temelli özgürlük verin yada hiç yayınlamayın. Kemal Sunal, İlyas Salman, Şener Şen, M.Ali Erbil, Metin Akpınar, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz filmleri içerdikleri argo ve küfürlerle keyif veriyor.
Biplenen, kesilen filmlerle genel ahlak kurallarına uyduramazsınız halkı RTÜK efendi. Sokaklarda, okullarla 7-8 yaşında çocuklar sosyo-ekonomik durum farkı olmaksızın birbirlerine ana-avrat küfrederek dolaşıyorlar.
Siz, biplediğiniz filmlerle mi kurtaracak ve genel ahlak kurallarına uyduracaksınız bu nesli? Bırakın en azından filmleri keyifle seyredelim tv ekranlarından.