Kısa dalga yayın

26.12.2007

Farklılıklarla yaşamayı öğrenme sevdası

1 yorum
Yazar, çizer, siyasetçi güruhunun ağızlarına sakız ettikleri "Hepimiz artık başkalarının farklılıklarıyla yaşamayı öğrenmeliyiz" söylemleri mide bulandırmaya başladı. Senelerdir aynı teraneden çalıp duruyorlar.
Bu ülkenin insanları yani Türk Milleti, sizin zırvalamanıza fırsat vermeyecek kadar birbirlerinin farklılıklarıyla yaşamayı zaten biliyor, sizlerin yaptığı, boş beleş tellallıktan başka bir şey değil.

Şehirde bombacı terörist mi yakalandı? DTPli bilmem kimden basın açıklaması: Başkalarının farklılıklarıyla yaşamayı öğrenmeliyiz!
Dağda terörist mi gebertildi? Bilmem hangi şehrin DTPli belediye başkanından açıklama : Başkalarının farklılıklarıyla yaşamayı öğrenmeliyiz!
Sınırötesinde PKK-kongragel-kadek kampları mı bombalandı? Bölgesel Kürt yönetecilerden ve DTPli bilmem kimden basın açıklaması: Başkalarının farklılıklarıyla yaşamayı öğrenmeliyiz!
Ermeni bir gazeteci veya rahip mi öldürüldü? Gazetelerde feveran : Bu resmen ırkçılık, faşistlik, şovenistlik, Türk milliyetçilerinin işi ! Başkalarının farklılıklarıyla yaşamayı öğrenmeliyiz!

Eh be popodan beyinliler, sizin gibi enayi demokratlar oldukça bu memleket daha çok çile çeker. Yüzyıllardır bu topraklar üzerinde insanlar birbirlerinin farklılıklarına hoşgörü göstererek yaşıyor. Kürtlere; bu faşistler farklılıklarınızı kabul etmiyor diyen dangalaklardan acaba kaç tanesi Şemmamme ile Kürtlerin içinde halay çekti, şehit düşen oğullarına yaktıkları Kürtçe ağıtlarla gözyaşlarını sildi, bu dangalaklardan hangisi "eri bala eri" diye çağıran nenenin elinden pağaç yedi, ayran içti, Kürtlerle birlikte kurban kesti, hasat etti?
Ben söyleyeyim, hiç biri! Kendilerini zoraki gitmek zorunda gördükleri bir dernek,vakıf gecesinde kafayı bulduklarında İbo da sahnede bir iki Kürtçe ağıt söyleyivermiştir, bilemedin bir Rum meyhanesinde sirtaki yapmışlardır.

Türk milleti senelerdir kendisini oluşturan Kürtler, Çerkesler,Gürcüler, Tatarlar, Ermeniler, Yahudiler,Kırgızlar,Azeriler, Karapapaklar, Tatlar,Terekemeler, Manavlar, Abhazlarla,Araplar, Bulgarlar olarak birbirlerinin farklılıklarını kendi aynılıkları sayarak din,ırk,soy,sop,mezhep farkı gözetmeksizin yaşadılar ve yaşamaya devam edecekler.

Aralarından mezhep ve din yönünden sosyolojik sorunların olması, bu toprakların insanları için hiçbir zaman birbirleriyle savaşmaları için sebep olmadı ta ki aralarına; farklılıkların diğerleri için bir tehdit olduğu konusunda art niyetliler tarafından telkinler girene kadar. Bu provakasyonların tarih boyunca hep süregelmiş olmasının en sevindirici tarafı, bu işe girişenlerin provakasyonlarının arzu ettikleri boyuta ulaşamayacaklarını öğrenmiş olmaları. Ne yazık ki bunu öğrenenler dünyadan ayrıldıktan sonra tarihten ders al(a)mayan geri zekalılar aynı oyunla sahneye çıkmaya çalışıyorlar, bunların sonları da elbette öncekiler gibi olacak, şüphe yok!

Bu ülkede meslek kuruluşlarının yaptığı anketlerde bildiği yabancı dil olarak Türkçe yazan ensesi kalın,tüccar Türk vatandaşları olduğu gibi görevi sebebiyle Doğu Anadoluya veya Güneydoğu Anadoluya atanan öğretmenlerden,mühendislerden, doktorlardan, hayatı boyunca köyünden dışarıya adım atmamış, Kürtçeden başka bir dil konuşamayan insanların dertlerine derman olabilmek ve hizmet verebilmek için Kürtçe öğrenen Türk vatandaşları da var. Bu olaylarda önemli olan amaçtır. Provakasyon çok kolay bir iş, yeter ki ellerine fırsat geçsin! Meclisteki DTP milletvekillerinin yabancı dil olayını hatırlarsınız.

Alenen ortada can vermeye başlayan terör örgütü pkk-kongragel-kadek ile birlikte DTP nin de umutları suya düştü, ellerinde siyasette koz olarak kullanacakları hiçbir şey kalmayacak ve tarihe ilelebet gömülecek terör örgütüyle birlikte DTP gibi bölücülük unsuru taşıyan partilerin de esamesi okunmayacak. PKK can veriyor, DTPliler siyaset(!) yapmaya çalıştıkları ve elllerindeki tek kozu da kaybetmenin acısıyla kendilerini bir o tarafa bir bu tarafa vurup duruyorlar, tuttuklarını zincirlerin ucu boşta sallanmaya başladığı için. Kimileri hükümeti ve TSK yı BM'e şikayet ediyor; kimileri kendilerinin, teröristlerin bombalanmasını engellemek için canlı kalkan olacağını dile getiriyor, bazı teröristler de can vermekte olan terör örgütünün elini kolunu sağa sola sallaması olarak nitelenebilecek bir şekilde şehirlerimizde ortalığı karıştıracak bombalama eylemlerine girişiyor, çok şükür ki büyük kısmı başarılı istihbarat sayesinde daha bombayı koydukları yerde enseleniyorlar.

Şu sıralar TSK sayesinde can vermekte olan terör örgütünü tarihe gömme hususunda sıradaki cephe devlet ve sermaye tarafından açılacak ekonomik cephedir. Ekonomik cephede başarı için yerel yönetimlerin bir an önce, bölücü siyaseti kendilerine amaç edinmiş insanlardan kurtarılması gerekiyor.

Türk Milleti, kendisini meydana getiren insanların farklılıklarıyla yaşamayı dünyada başka hiç bir milletin başaramayacağı kadar başarılı yapıyor. Önemli olan ortaya çıkan durumlarda olayların ardındaki gerçeği görebilmek!

24.12.2007

Her eve elektronik Kürtçe-Türkçe sözlük kampanyası

4 yorum
DTP’li vekil: Kürtçe bilen tercüman edinin
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Van Milletvekili Özdal Üçer, Ağrı parti binasında Kürtçe yaptığı konuşmadan sonra, Türkçe açıklama da yapmasını isteyen gazetecilere, Kürtçe bilen tercüman edinmelerini önerdi.

Milletvekili Üçer, partisinin Ağrı il başkanlığı binasında düzenlenen bayramlaşma töreninde partililere Kürtçe konuştu.
Konuşmasından sonra gazetecilerin, Türkçe açıklama da yapmasını istedikleri Üçer, “Türkçe açıklama yapmayacağım. Basın mensuplarından ricam şu: Ben söylediklerimi kendi dilimde söylüyorum. Sizler de Kürtçe bilen birer tercüman edinirseniz herhangi bir sorun yaşanmayacağını düşünüyorum” dedi.

Üçer, bir gazetecinin, konuşmasında geçen ABD-Türkiye ilişkileri hakkındaki sorusuna ise Türkçe yanıt verdi. Üçer, AK Parti Hükümeti’nin Meclis içerisinde bulunan Kürt temsilcileri ile görüşme yerine ABD ile birlikte olduğunu öne sürerek, sözünü ettiği temsilcilerle diyaloğun geliştirilmesi halinde bu işin çok daha rahat çözüleceğini düşündüklerini bildirdi.

Üçer, Şemdinli davası hakkındaki bir soruya da yine Türkçe olarak Türkiye’de binlerce insanın, haklarında herhangi bir sabit suç olmaksızın yargılandıklarını ve cezaevlerinde kaldıklarını, ancak haklarında sabit suç delilleri olan kişilerin serbest bırakıldığını ileri sürdü. AA
Yukarıdaki haberi muhtelif internet sitelerinde ve gazetelerde görebilirsiniz. DTPli bir milletvekili partililere Kürtçe seslenmiş ve Türkçe açıklama isteyen gazetecilere; "Kürtçe tercüman edinin" diye tavsiyede bulunmuş. Bence hem gazetecilik hem de insanları Kürtçe öğrenmek zorunda bırakma konusunda oldukça salakça bir girişimde bulunmuş.
  • Mensubu bulunduğun millet meclisi, Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil etmektedir, temsil edilen devletin resmi dili Türkçe'dir. Sen bulunduğun makam itibariyle başta bulunduğun mevkiden dolayı bu devlete ve millete saygın gereği eğer milletvekili sıfatıyla birşeyler zırvalayacaksan da bunu Türkçe olarak yapmak zorundasın aksi durumda o mecliste ettiğin yemin muallakta kalır ve bir tarafına battığında içinde olduğun sarhoşluktan dolayı acısını fark edemeyebilirsin.
  • Ülkemizin en büyük haber ajansların, bu Kürtçülerin Kürdistan diye nitelemekten çekinmedikleri bölgelere gönderdikleri haberciler dahi Kürtçe bilmezken tutup senin için Kürtçe bilen tercüman veya muhabir ayarlamazlar. Kendi dillerinde konuşan insanları anlayamayan bir medyaya, bilmediği bir dilde meramını hiiiç anlatamazsın.
  • Kürtçe konuşarak güya sözcülüğünü yaptığınız insanlar nezdinde kaybettiğiniz itibarı geri kazanamazsınız. Size güvenen insanları bir terör örgütüne satmanız karşılığında size Kürtçe konuştuğunuz için geri dönmezler ve dönmeyecekler bunu da en yakın, yerel seçimlerde göreceksiniz. Şayet dönecek olsalardı o kadar tepkiyi göze alan Mehmet Ağar'a dönerlerdi heralde. Artık o zaman ne dilde konuşup o insanları kazanmaya çalışırsınız bilemiyorum.

19.12.2007

Çürük domates politikası

0 yorum
Askerlik görevinden yırtmak için sahtecilikle halk arasındaki tabirle çürük, askeri tabirle "savaşta va barışta askerlik yapmaya elverişli değildir" raporu aldığı belirlenen Nurettin DEMİRTAŞ, Türkiye giriş yaptığı uçağın daha kapısından inemeden enselendi.

Kendileri ne kadar bunun kendisine ve partisine karşı bir komplo, linç girişimi olduğundan söz etse de bu tamamen bir sahtecilik çetesine düzenlenen operasyonun ardından yüzleşmek zorunda kaldığı bir durumdur.
DTP liderinin cezaevine girmesiyle sonuçlanan süreç şöyle yaşandı: Ankara Cumhuriyet Savcısı örgütlü biçimde askerlikten kurtulmak amacıyla sahte çürük raporu almak ve vermek suçlarından Nurettin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu 183 kişi hakkında soruşturma başlattı.

Savcı, dosyada görevsizlik kararı vererek, Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı'na gönderdi. Askeri Savcılık, Askeri Ceza Kanunu'nun 10 yıla kadar hapis öngören 81. maddesi uyarınca Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu 162 kişi hakkında soruşturma başlattı. Düzenlenen operasyonlarda 70 kişi gözaltına alındı. Demirtaş'ın rapor almasına aracılık yaptıkları iddia edilen 3 kişinin de aralarında bulunduğu 63 zanlı tutuklandı. Demirtaş ve 92 kişi hakkında ise yakalama emri çıkarıldı.
DTP nin grup başkanı Ahmet TÜRK bu fırsatı kaçırmayarak düzenlediği basın toplantısında bunun partilerine yönelik linç kampanyasının bir devamı olduğundan dem vurarak, vatandaşlık görevinden sahte raporla kurtulmaya çalışan DEMİRTAŞ'ı savunmaya çalıştı. Bence çok yanlış yaptı. Parti genel başkanının işlemiş olduğu kişisel bir suçu parti olarak savunmaya çalışmaları kendilerini uçurumun kenarına itmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Yetkilililer ve medya , organize bir suç çetesinin ardından ortaya çıkan durum neticesinde DEMİRTAŞ' ın da bu sahteciliğinin içinde bulunmasını DTP'nin istismarına meydan vermemek için vurgulaması daha yerinde olacaktır ki zaten de sadece vurgunun kişisel olarak yapılmaması gerekli.

Milletvekili(!) olan birisinin evvelce askerlik yapmamak için giriştiği sahteciliğin ardından ortaya çıkan şu haber oldukça manidardır:
Sahte raporla askerlikten kaçanları utandıracak ölüm.
Gebzeli Recep Karaca’nın kalbi delikti. ‘Vatan borcu’ dedi, çürük raporu almadı, Şırnak’a gitti.

Sınırda görev yaparken kalbi zorladı, nöbette düştü beyin kanaması geçirdi. Ama kurtarılamadı. Ailesi, çürük raporu almayı onuruna yediremeyen oğullarının organlarını bağışladı, ölümüyle 5 kişiye can oldu.

Bazı kişiler askerlik yapmamak için sahte çürük raporları alırken bazı gençler de askerlik yapabilmek için hastalığını gizliyor. Şırnak’ta görev yaparken geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybeden Jandarma Er Recep Karaca’nın, askere gidebilmek için kalbinin delik olduğunu söylemediği ortaya çıktı.

Gebze’nin Yavuz Selim Mahallesi’nde oturan ve kalbinin delik olduğunu bildiği halde askerlik yapabilmek için bunu gizleyen Recep Karaca 7 ay önce askere alındı. Karaca, Şırnak’ta Verimli Sınır Karakolu’nda vatani görevini yaptığı sırada nöbete giderken kalbindeki rahatsızlığı nedeniyle düşüp başını çarparak beyin kanaması geçirdi. GATA’da tedavi altına alınan Er Recep Karaca’nın, tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti.

Ailesinin kararı üzerine Karaca’nın karaciğer, böbrek ve korneaları bağışlandı. Karaca’nın cenazesi dün Gebze’de toprağa verildi.

Akşam/19.12.2007