Kısa dalga yayın

4.05.2007

Dharma FotoSeç Script

0 yorum
İnternet üzerinde epey aradım ama işime yarar birşeyler bulmak mümkün olmadı. bir kaç script buldum ama onlar da çok karışıktı. Path sorunu falan çıktı  en iyisi kendim bir tane hazırlayayım dedim ve iyi ki hazırladım. Basit fakat oldukça işe yarar. Php ve javascriptle hazırladım.

Yönetici panellerinde bir makale ve ürün için fotoğraf eklenmesi gereken durumlarda oldukça kullanışlı.

Kodları da şu linkten indirebilirsiniz:


 

 

// -----------------------------------------------------------------------------
// Dharma Online Foto Seçici
// -----------------------------------------------------------------------------
// License GNU/GPL - Musa YILDIZ - Mayıs 2007
// http://nebilim.spaces.live.com
// -----------------------------------------------------------------------------
// Açıklama :
//   Javascriptle, php uygulamalı siteler için
//   hazırlanmış bir fotoğraf seçme scriptidir.
//
//
// -----------------------------------------------------------------------------

Dharma Foto Seçici Kullanım Notu

Web programlaması konusunda temel bilgiye sahipseniz bu konuda zorlanmayacağınıza eminim, şayet değilseniz çevrenizde birilerine danışabilirsiniz.

Öncelikle fotoğrafı çağıracağınıza sayfanın head etiketleri arasına minik kodcuğu ekleyin:




 

Daha sonra formunuzda fotoğrafın adını çağıracağınız textbox ı şu şekilde düzenleyin:

 



 

Asıl mühim kodlara geliyorum. Bu kodları da <> dosyası içeriyor. Bu dosyanın, resimlerin bulunduğu dizinde olmasına dikkat etmeniz gerek. Ve head etiketleri arasında çağırdığınız zaman da resimler hangi dizindeyse bu dosyayı çağırıken o yolu da belirtin.

Bu dosya içerisideki, jpg uzantılı dosyaları kullanmaya yarayan glob değişkenini de resimlerinizin bulunduğu dizine göre ayarlarsanız işlem tamamdır.

Umarım işinize yarar.

Bunlar da örnek ekran görüntüleri:

 



Liste görünümünden örnek:



Ve tumbnail görüntü:

28.01.2007

Özür Dilerim 'BEN TÜRK’üm

0 yorum







Özür Dilerim 'BEN TÜRK’üm


 


Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi… Ardından olay yerinde toplananların “Katil devlet hesap verecek”  diye bağırmaları…? “Hepimiz Hrantız , hepimiz Ermeniyiz’’ sloganlarıI…? Evet onlar Ermeni, Kürt, Fransız, İtalyan, veya Rum olabilirler. Ama ben değilim. Ben Türk’üm. Doğrudur, onlar Hrant olabilirler, APO olabilirler veya Ekmekçiyan, hatta Arabistanlı Lawrence… Ya da Nikos Sampson olabilirler veya olmaya özenebilirler. Özür dilerim herkesten…Benim adım Mehmet .Ya çok pardon. Ne olur kusura bakmayın. Kızmayın ama ben Türk’üm. Ayrıca nefret etmeyin, aşağılamayın beni ama ben Müslümanım. Hani dün Bosna’da, bugün Çeçenistan’da, Irak’ta zulüm gören aşağılanan bir Müslümanım işte. Bu yüzden beni vurduklarında “Hepimiz Mehmet’iz, hepimiz Türk’üz” demezler. Müslümanız demezler…

 

Evet, nereden bakarsanız bakın vahim bir olay yaşadık. Yine milletçe travma yaşıyoruz. Yine milletçe psikolojimiz bozuldu. Toplumsal cinnet geçiriyoruz. Bu travma yaşayanlardan birisi olarak biraz geri çekiliyorum, kafamı topluyorum ve düşünüyorum. Olayı ilk duyduğumda gösterdiğim tepki farklılık göstermeye başlıyor. Herkese bunu tavsiye ederim. Bu tip olaylarda biraz bekleyin. Siz de benim düştüğüm duruma düşeceksiniz. İlk tepkinizle sonraki tepkiniz arasında ne kadar farklılık olduğunu göreceksiniz. Olayın üzerinden saniyeler geçmeden televizyonda aydınlarımız yorum yapmaya başlıyorlar. Meğer ne kadar çok seviliyormuş Hrant Dink. Herkes üzüntülü olduğunu dile getiriyor. Hiçbirini ben samimi bulmadım. Hiçbirisi benim kadar üzülmemiştir. İnanın ki, Hrant Dink’in yakınlarının haricinde onun öldürüldüğüne üzülen yoktur. Aksine hepsi sevinmiştir.

 

Ben neden üzüldüm? Onlar neden sevindi?... Ben üzüldüm. Hrant’ı tanımam. Onun ölümü sadece öldürülüş şekliyle beni üzer.Yanlıştır…Yanlış olmuştur… Ben daha çok ülkem için üzüldüm. Yaşanacak şeyleri az çok tahmin ettiğim için üzüldüm. Petrol yasasının geçtiği günlerde yine gündem değişecek diye üzüldüm. Her gün onlarca Türkmen katledilirken yine bizim zihnimizi bulandıracaklar diye üzüldüm. Birilerinin meydana çıkıp Türklüğe, Milliyetçiliğe, bu milletin mukaddes birliğine saldıracaklarını bildiğim için üzüldüm. Hrant’ı tanımazdım. Sadece bir-iki programda söylediklerine şahit oldum. Hiç sevmedim onu. Kim olduğunu araştırma gereği duymuştum o zaman. Bulduklarım onu sevmememde ne kadar haklı olduğumu göstermişti bana. Daha sonra Türk kanı için söyledikleri ona karşı duygularımı iyice kamçıladı. Söylemek istediklerini öyle yumuşak tarzda söylüyordu ki gözümüzün içine baka baka bize küfrediyor ama ona kızmıyorduk. Çünkü çok beyefendice yapıyordu bu işi. Hiç sevmedim Hrant’ı… Ben Ermenistan’da bir gazete çıkarsam ve onlara küfretsem ne olurdu acaba?

 

Onlar sevindi. Onların çoğu da Hrant’ı tanımazlar aslında. Umurlarında değil Hrantın öldürülmesi. Haberi duyar duymaz hemen düşünmeye başladılar onlar. Normal günde söyleyemediklerini söyleyeceklerdi, söylediler de. Onlar sevindiler… Çünkü 301. maddeyi yargılayacaklardı  ve asacaklardı rahatça. Çünkü söyleyemediklerini Hrant’ın cesedinin üzerinden söyleyeceklerdi. Öyle de oldu…

 

Medya Hrant’ı öldüren 17 yaşındaki çocuğu incelemeye aldı. Ne yer ne içer. Siyasi düşüncesi falan filan. Alperen Ocakları üyesiymiş, Trabzonlu’ymuş. Zaten bu ikisi cinayet işlemesi için yeterli bizim malum medya için. Öldürülen Hrant’ı da incelemişler. O iyi bir insan. Karıncayı bile incitmezmiş. Doğrudur. Onların gözünde Türk Milletinin karınca kadar değeri yoktur çünkü. Peki Hrant’ın gençliğinde hangi örgüt üyesi olduğunu biliyor musunuz? Hrant gençliğinde Tikkocu. Eli hiç silah tutmamış. Peki elindeki kalemden çıkan kurşunla Türk Kanının pisliğini göstermedi mi?

 

Alperen Ocaklı iseniz katilsiniz. Tikkocuysanız ??? Trabzonluysanız, adınız Ogün ise eliniz silahlıdır. Newyorkluysanız, adınız Johnyy ise??? Türkseniz ölebilir öldürülebilirsiniz. Ermeni, Rum veya Hıristiyansanız???

 

Biraz da ben bu ceset üzerinden bir şeyler söylemek istedim ve söyledim. Birileri söylemeli de zaten. Bunlar benim gerçek düşüncem. Birilerini kıracağım diye içime atamam bunları. Herkes rahatça düşüncesini ifade edecekse ben de bunları düşünüyorum. Artık yeter diyorum. Artık Mevlana gibi olmak istemiyorum. Çünkü onlar inandıkları Hz. İsa gibi olmuyorlar. Ne diyor onlara göre Hz. İsa; “Sana tokat atana diğer yanağını uzat” Onlar böyle mi yapıyor. Tokat atana basıyorlar yumruğu, tekmeyi…

 


                                                                                                                              Mehmet Ali Yıldız

10.11.2006

Rahatı Kaçan Ağaç

0 yorum
Bir kez okuduktan sonra aklımda sadece ağaç figürü kalan ve okuduktan sonra aylarca aradığım şiire bir internet seyahatinde rastladım.

 


Rahatı Kaça Ağaç


Tanıdığım bir ağaç var
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adını bile duymamış
Tanrının işine bakın


Geceyi gündüzü biliyor
Dört mevsimi, rüzgârı, karı
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığı


Ona bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrenegörsün aşkı
Ağacı o vakit seyredin.


           Melih Cevdet Anday